ACIBADEM
Üsküdar-Kadıköy-Çamlıca-Libadiye arasındadır.
Geçmişte İstanbulluların yazlık olarak kullandıkları semtteki bahçeli
evlerin ve konakların bahçelerindeki badem ağaçlarından dolayı bu isimin
yakıştırıldığı sanılmaktadır.
ADALAR
Büyükada: Kadıköy-Pendik sahilleri karşısındaki Prens
adalarının en büyük olanıdır. Antik çağdaki adı Prinkipo'dur. Burgaz adası:
Antik çağdaki adı Antigoni'dir. Bizans döneminde Prygas(Hisar) adıyla
anılmaktaydı
AHIRKAPI
Sarayburnu’nda, Sirkeci-Cankurtaran arasındadır. İstanbul un
sur kapılarından biri buradadır. Osmanlı döneminde sarayın has ahırları ve daha
sonraları İst. Belediyesinin ahırlarının burada olması sebebiyle bu isimle
anılmaktadır.
AKARETLER
Avrupa yakasında, Maçka-Dolmabahçe arasında, Beşiktaş
ilçesinin bir mahallesidir. Sultan Abdülaziz Taşlık Aziziye camisinin
masraflarını karşılamak için bir vakıf kurdurmuştur, bu vakıf gelir sağlamak
amacıyla kiraya verilebilecek binalar yaptırmıştır. Projenin tamamlanması
II.Abdülhamit'e nasip olmuştur. Kira, irat getiren anlamındaki Akaret ismi bu
binalara yakıştırılarak semte Akaretler adı verilmiştir.
AKSARAY
Avrupa yakasında, Fatih-Yenikapı-Laleli arasındadır. Bizans dönemindeki adı "Forum
Bovis"dir (Öküz Meydanı) Pergamon
(Bergama)dan getirilen tunçtan yapılmış öküz heykeli semtin ortasındaki meydana
yerleştirildiğinden uzun süre bu isimle anılmıştır. İstanbul’un Osmanlılar
tarafından alınmasından sonra, İshak Paşanın Karamanoğulları üzerine yaptığı
seferde Konya Aksaray'daki halkın bir kısmı İstanbul un Türkleştirilmesi
düşüncesi ile bu semte yerleştirildiğinden dolayı semt Aksaray adı ile anılmaya
başlandı.
ALTUNİZADE
Anadolu yakasında, Kısıklı-Bağlarbaşı arasındadır. Önceleri
yazlık yerleşim yeri olan semte XIX. yy da burada yaşamış olan askeri şura
üyesi İsmail Zühtü paşa bir cami ve hamam yaptırmıştır. Cami çevresinde
yoğunlaşan yerleşim Altunizade olarak anılmaya başlanmıştır.
ANADOLUHİSARI
Boğazın Anadolu kıyısında, Göksu deresinin boğaza döküldüğü
yerdedir. Bizans dönemindeki adı Potamion (Tatlı su) yerleşime Yıldırım Beyazıt
tarafından 1395 tarihinde bir Hisar (kale) yaptırılmıştır. Semte ismini veren
bu kale çevresindeki yerleşim özellikle Fatih Sultan Mehmet döneminde
genişlemiştir.
ATAKÖY
İstanbul un en genç semtlerinden biridir. Kentin Avrupa
yakasında Bakırköy-Topkapı arasındadır. Osmanlı döneminde Baruthane denilen
yöredir. 1955 yılında Emlak Bankası tarafından tasarlanan
12 000 konutluk yerleşim merkezi için 1958 de inşaatı
başlamıştır. Yapılan anketle ismi Ataköy olarak kabul edilmiştir.
AYASPAŞA
(1520-1566) Kanuni Sultan Süleyman dönemi sadrazamlarından
Ayaspaşa burada havuzlu, bahçeli bir konak yaptırmıştır. Semtin isminin buradan
geldiği söylenmektedir.(1530 yılında İstanbul’a gelen Arap gezgini Gazi de Ayas
Paşa'yı bu konakta ziyaret ettiğini yazmaktadır.)
AYAZAĞA
Kentin Avrupa yakasında Şişli-Maslak-Hasdal arasındadır.
Yeniçeri Kethüdası Ayas Ağa'nın yöredeki çiftliği ve çevresindeki oluşan
yerleşime Ayasağa denilmiş zamanla isim Ayazağa ya dönüşmüştür.
AYNALIKAVAK
Avrupa yakasında, Kasımpaşa-Okmeydanı-Hasköy arasındadır.
İstanbul un üç büyük sarayından biri olan Tersane sarayından günümüze ulaşan
Aynalısaray kasrıdır, Bu köşk bulunduğu semte ismini vermiştir. Aynalıkavak
ismine gelince; Osmanlılarda düz pencere camı üretilmediğinden, Venedik
dükasının Osmanlı sultanına hediye ettiği kristal aynalara yakışır bir köşk
yapılmasına karar verilir. Sultanın köşkün yapılması talimatını verirken, “Kavak boylu aynalara yakışır bir kasr
isterim”demesiyle bu kasr Aynalıkavak ismiyle anılmaya başlanmıştır.
AYRILIK ÇEŞMESİ
Anadolu yakasında, Kadıköy’den Acıbadem e giderken
Haydarpaşa’dan gelen yolla kesiştiği yerdeki semttir. Eskiden Trakya ve
İstanbul’dan hacca gidecek olanlar burada toplanırlar ve hep birlikte yola
çıkarlarmış. Hacı adayları yakınları ile burada vedalaşıp yola çıktıklarından
semte Ayrılık çeşmesi adı verilmiştir.
AYVANSARAY
Haliç kıyısında Balat-Eyüp arasında yer almaktadır.
İstanbul’un Osmanlılar tarafından alınmasından sonra, bu bölgedeki surlara bir
kapı yaptırıldı. Bu kapı yakınlarındaki Blakhernai (Büyükler sarayı) denilen
görkemli Bizans yapısından dolayı semte Ayvan sarayı denilmeye başlandı. İsim
zamanla Ayvansaray olarak değişti.
AZAPKAPI
Avrupa yakasında, Haliç kıyısında, Kasımpaşa-Şişhane-Karaköy
semtleri arasındadır. Tarihi yarımadanın dışında kalan sur kapılarından
biridir. Bölge Ceneviz egemenliğindeyken bu kapıya Porta di Sn Antonio adı
verilmişti. Osmanlı döneminde Haliç tersanesinin yanında kurulan Azepler
kışlası semte adını vermiştir. (Azep, Osmanlı döneminde tersanede
görevlendirilen deniz kuvvetleri
Mensuplarına verilen isimdi.)
ARNAVUTKÖY
Boğazın Avrupa yakasında, Ortaköy-Bebek arasında yer
almaktadır. İlk çağlardaki adı Anaplus’tur. Bizans döneminde Constantinus
(Büyük) tarafından yaptırılan Michael kilisesinden dolayı Vicus Michaelicus
veya Scaleae (İskele) adıyla biliniyordu.
Buraya yerleştirilen Arnavut göçmenlerden dolayı halk bu semti Arnavut
köyü olarak anıyordu isim zamanla Arnavutköy olmuştur.
BAHARİYE
Anadolu yakasında, Kadıköy-Fenerbahçe-Moda arasındadır.
Kentte yerleşimin yaygın olmadığı dönemlerde, İstanbulluların yazlık olarak
kullandıkları Bir semtti. Bir söylentiye göre, bahar aylarında semtteki
hareketliliğin artması Sebebiyle baharlık anlamında Bahariye adı verildiğidir.
BAKIRKÖY
Kentin Avrupa yakasında Ataköy-Florya arasında, Marmara
kıyısındadır. İlk çağlarda Hebdamon Septimus adıyla anılmaktaydı. Bizans
döneminde yazlık olarak kullanılmıştır. Constantinus (Büyük) zamanında buraya
saraylar, köşkler, kiliseler yaptırılmıştır. Bizans’ın son döneminde Makrihori,
Osmanlı döneminde Marki köy olarak bilinen semtin adı Cumhuriyetin ilanından
sonra Bakırköy olarak değişmiştir.
BALAT
Avrupa yakasında Fener-Ayvansaray arasında, Haliç
kıyısındadır. Bizans döneminde imparatorluk saraylarından biri olan Blahernai
sarayına buradaki sur kapısından gidiliyordu. Bu kapı Aios İoannes kapısı veya
Palation (Saray) kapısı olarak anılıyordu. Daha çok kullanılan Palation, semte
isim olarak verilmiş isim zamanla Balat a dönüşmüştür.
BALMUMCU
Avrupa yakasında, Yıldız-Dikilitaş-Zincirlikuyu-Ortaköy
arasındadır. 19.yy. başlarında (II. Mahmut dönemi) bugünkü Balmumcu semtinde
aynı adla anılan bir çiftlik vardı. Çiftliğe bu ismin verilme sebebi ise
çiftliğin bahçelerinin geceleri mumla aydınlatılması ve burada mum imalatı
yapılmasıdır. Çiftlikteki meyvelerin 1915 yılına kadar halka dağıtıldığı
bilinmektedir. Yöre II. Meşrutiyet sonrası mesire yeri olarak halka açılmıştır.
BALTALİMANI
Avrupa yakasında, Boğaz kıyısında, Rumelihisarı-Emirgan
arasındadır. Fatih Sultan Mehmet emriyle Dolmabahçe, Taksim, Kasımpaşa
üzerinden Haliç e indirilen gemiler ve donanmadaki bazı gemilerin yapımı için
buraya Baltaoğlu Süleyman Paşa tarafından bir liman ve tersane yaptırılmıştır.
Baltaoğlu Süleyman paşa limanı olarak benimsenen semtin ismi zamanla
Baltalimanı'na dönüşmüştür.
BEBEK
Avrupa yakasında, Boğaz kıyısında, Arnavutköy-Rumelihisarı
arasındadır. Antik çağda Artemis in adak yeri bulunan Khelai adında küçük bir
köydü. Semt adını Fatih Sultan Mehmet tarafından burada ikametle
görevlendirilen Bölükbaşı'nın lakabı olan Bebek'ten almıştır.
BEŞİKTAŞ
Avrupa yakasında, Boğaz kıyısında, Ortaköy-Dolmabahçe
arasındadır. Tarihte bilinen ilk adı İasonion'dur. Sonraları Sergion, Daphne,
Diplokinion gibi isimlerle anıldı. Bugünkü adı için iki ayrı söylenti vardır.
I -Barbaros Hayrettin Paşa gemilerin bağlanması için sahile
beş büyük taş diktirmiş ve bu taşlardan dolayı yöreye Beştaş denilmeye başlanmış,
isim zamanla Beşiktaş a dönüşmüştür.
II –Bizans döneminde bu günkü iskele meydanına dikilen
Diplokinion sütununun beşik şeklinde olması sebebiyle yöreye Beşiktaşı denmiş,
zamanla isim Beşiktaş olarak değişmiştir.
BEYKOZ
Boğazın Anadolu kıyısında, Paşabahçe’nin kuzeyindedir. Antik
çağdaki adı Amykos dur. Beykos ismi ilk defa Bizanslılar tarafından
kullanılmıştır. Bithnia kralı ve Kocaeli valileri bu semtte ikamet etmişlerdir.
Kos farsçada köy anlamındadır. Semtte oturan ünlü kişilerden dolayı yöreye
Beykos denildiği ismin zamanla Beykoz a dönüştüğü sanılmaktadır.
BEYLERBEYİ
Boğazın Anadolu kıyısında, Kuzguncuk-Çengelköy arasındadır.
Eski bir yerleşim yeridir. Bugünkü Beylerbeyi sarayının bulunduğu yerde III Murat
dönemi Beylerbeylerinden Mehmet Paşanın yalısı bulunduğundan semtin ismi
Beylerbeyi olarak benimsenmiştir.
BEYOĞLU
Kentin Avrupa yakasında, Beşiktaş-Şişli-Kasımpaşa-Haliç
arasındadır. Bizans döneminde yerleşim alanı değildi. Yöreye karşı yaka, öte
yaka anlamında Pera ya da Peran bağları deniliyordu.
Beyoğlu denilmesine ait çeşitli söylentiler vardır. İlki
Fatih Sultan Mehmet in Trabzon Rum İmparatorluğuna son vermesinden sonra (1460)
Kral ailesinden Prens Aleksisos Kommenos buraya yerleştirilmesinden dolayı bu
ismin verildiğidir. İkincisi Kanuni Sultan Süleyman döneminde burada oturan
Venedik elçisinden dolayı bu ismin verildiğidir.( Yapılan yazışmalarda elçi ye
Beyoğlu denildiği için.)
BOMONTİ
Avrupa yakasında, Şişli-Feriköy arasındadır. İsviçreli
Bomonti kardeşler 1890 yılında bu semtte bir bira fabrikası kurarak 1902 yılına
kadar işlettiler. 1902 yılında Nektar şirketiyle birleşerek 1938 yılına kadar
imalata devam ettiler. Bira fabrikasının bulunduğu alan çok büyüktür. (yaklaşık
40 dönüm)
İçinde 1930 yıllarında çok ünlü olan Bomonti bira bahçesi
yer alıyordu. (Bu bahçe 1950li yıllara kadar açıktı) Bu fabrika semte ismini vermiştir.
BOSTANCI
Anadolu yakasında, Marmara kıyısında, Suadiye ile Küçükyalı
arasındadır. Osmanlı döneminde burada bulunan Bostancıbaşı bahçesi ve yakın
zamana kadar yöredeki bostanlardan dolayı Bostancı denildiği sanılmaktadır.
BOYACIKÖY
Avrupa yakasında, Boğaz kıyısında, Emirgan-Baltalimanı
arasındadır. Kırklareli kentinden aba, şayak ve çul boyamada uzmanlaşmış kırk
kadar ailenin 19.yy. da başlarında getirilerek buraya yerleştirilmesi ile
oluşan yeni yerleşim Boyacıköy ismiyle anılmaya başlanmıştır.
BULGURLU
Anadolu yakasında, Çamlıca-Libadiye-Ümraniye arasındadır.
XIX. yy. başlarına kadar kireç ocakları ile ünlü Üsküdar a bağlı küçük bir
köydü. Yakın zamana kadar yöredeki halk geçimini bulgur yaparak sağladığından,
semt Bulgurlu olarak anılıyordu. İslam âlimlerinden Aziz Mahmut Hüdai
hazretlerinin köye yardım amacıyla bir dibek (Buğday dövmeye yarayan büyük taş
havan) hediye ettiği bilinmektedir. ( Hamarat ev kızlarına söylenen Bulgurlu ya
gelin mi gidiyorsun?” sözünün bu semtle ilgisi yoktur. Orada adı geçen Bulgurlu
Malatya ilinin merkeze bağlı bir köyüdür.)
CAĞALOĞLU
Avrupa yakasında, Sultanahmet-Beyazıt-Eminönü arasındadır.
16.yy. da yaşamış Osmanlı sadrazamı Cağaloğlu Sinan Paşanın bu semtteki
sarayından ve yaptırdığı cami den dolayı bu ismi almıştır.
CİBALİ
Haliç kıyısında Unkapanı ile Fener semtleri arasındadır.
Burada bulunan sur kapısı, İstanbul un fethine katılan komutanlardan Cebe Ali
Bey adıyla anılmaya başlanmıştır. Cebe Ali Bey kapısı zamanla Cibali kapısına
dönüşmüştür ve semt Cibali ismini almıştır.
CİHANGİR
Avrupa yakasında, Taksim, Tophane Fındıklı arasındadır.
Kanuni Sultan Süleyman’ın sekizinci ve en küçük oğlu Şehzade Cihangir in, Mimar
Sinan tarafından yapılan caminin avlusundaki kabri dolayısıyla semte bu isim
verilmiştir.
ÇATLADIKAPI
Avrupa yakasında, Sirkeci-Ahırkapı arasındadır. Bizans
döneminde yapılan surların Sindera adlı kapısı buradadır.1532 yılındaki
depremde bu kapıda çatlaklar oluşturduğundan, hem kapı hem de semt Çatladıkapı
adıyla anılmaya başlanmıştır.
ÇEKMECELER
Avrupa yakasında, büyük ve küçük olmak üzere iki adet
Çekmece semti vardır. Aynı adı taşıyan göllerin kenarında kurulmuş
yerleşimlerdir. Tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Helenler İ.Ö.VII. yy. da bu
yörede koloniler kurdular. Daha sonra Bizans, Hun, Peçenek, Osmanlı
yönetimlerinde kalmıştır. Her iki Çekmece gölü dar birer boğazla Marmara
denizine bağlıdır. Anadolu’yu batıya bağlayan yol üzerinde bulunan bu boğazları
geçmek için boğazın iki yakasında sahile çakılı kazıklara bağlı halatlar gerilerek
ve sal üzerinde bu halatlar çekilerek karşıdan karşıya geçiliyordu. Çekerek
çalışan bu sisteme çekmece adı verilmiştir. Zamanla buradaki yerleşimlere bu
isim yakıştırılmıştır, birbirinden ayrılması için birine Büyükçekmece diğerine
Küçükçekmece adı verilmiştir.
ÇEMBERLİTAŞ
Avrupa yakasında, Sultanahmet-Beyazıt arasındadır. Bizans
İmparatoru Constantinus (Büyük) zamanında şehrin hareketli semtlerinden
biriydi. İ.S 330 yılında Roma Apollon tapınağından getirilen kırmızı mermerden
dokuz parçalı bir sütun buraya dikilmiştir. Önceleri üstünde kral heykelleri
vardı daha sonraları bir haç konulmuştur. Şehrin Osmanlılar tarafından
alınmasından sonra bu haç kaldırılmıştır. Çıkan yangınlar ve ortam şartlarından
yıpranan sütun koruma amacıyla demir çemberlerle takviye edilmiştir.(Bir görüşe
göre 1672 deki büyük yangından sonra çemberlenmiştir. Kazvini berkirinden XII
yy. çemberlerin var olduğu anlaşılmaktadır. ) Bu Çemberli sütundan dolayı semte
Çemberlitaş ismi verilmiştir.
ÇENGELKÖY
Anadolu yakasında Beylerbeyi-Vaniköy arasındadır. Bizans
İmparatoru Justinianos buraya karısı Sophia için bir saray yaptırmıştır ve
semte Sophianea adı verilmiştir. Osmanlı döneminde bu semtte gemi çapaları imal
edildiğinden adı Çengel Köyü olarak benimsenmiştir. Zamanla Çengelköy şeklini
almıştır. Bir başka söylentiye göre de; Osmanlı döneminde leventlikten yetişen
Çengeloğlu Tahir paşa (Sonradan Kaptan-ı Deryalığa kadar yükselmiştir) bu
semtte oturmuş ve yörede mescit, çeşme gibi yaptırmış ve birçok hayır işlerine
önayak olmuş semtin sevilen kişilerinden biri olmuştur, semte bu sebepten onun
ismi verilmiştir.
ÇUBUKLU
Boğazın Anadolu kıyısında, Kanlıca-Paşabahçe arasındadır.
Bizans dönemindeki adı Eiranaion dur. Yöre esnafının yapmış olduğu Çubuk
lülelerinin ünü sebebiyle bu ismin verildiği sanılmaktadır.
DİKİLİTAŞ
Avrupa yakasında, Beşiktaş-Şişli-Balmumcu-Ihlamur
arasındadır. Semt adını buradaki dikili taş tan almıştır. Bu dikili taşın
bulunduğu yerden yeniçeriler karşı sırtta bulunan nişan taşına ok attıkları
söylenmektedir.
DOĞANCILAR
Anadolu yakasında Üsküdar-Kuyubaşı-Şemsipaşa semtleri
arasındadır. Osmanlı döneminde padişah a doğan cinsi avcı kuşlar yetiştirmek,
bakmak, av törenlerinde hizmet etmekle görevlendirilenler Anadolu'nun çeşitli
yörelerinden bulup getirdikleri kuşları İstanbul’da Doğancıbaşıya teslim etmek
üzere buluştukları semte Doğancılar semti adı verilmiştir.
DOLMABAHÇE
Boğazın Avrupa yakasında Beşiktaş-Kabataş semtleri
arasındadır. Yunan mitolojisine göre Arganutların kralı İason Karadeniz seferi
dönüşünde burada karaya çıkmıştır, bundan dolayı antik çağdaki adı İason dur.
Burada Bizans döneminde gezinti yeri olan küçük bir koy vardı. Osmanlıların
İstanbul’u almasından sonra, I.Ahmet döneminde Kaptanı Derya Halil Paşa bu koyu
doldurmakla görevlendirildi ve dol-durma işleri II. Osman döneminde
tamamlandı.(1614) Park haline getirilen koy Hünkâr bahçesi adıyla anılmaya
başlandı ismi zamanla Dolmabahçe ye dönüştü.
DUDULLU
Anadolu yakasında, Şile yolu üzerinde, Üsküdar merkezine 18
km. uzaklıktadır. Fatih Sultan Mehmet İstanbul un fethi sırasında Duduoğlu
aşiretine yaptıkları hizmetlerden dolayı küçük bir köy olan yerleşim ve
çevresini hediye etmiştir. Zamanla Duduoğlu aşireti buradan göçmüş olmasına
rağmen yörenin adı Dudulu olarak benimsenmiştir.
DEMİRKAPI
İstanbul da bu isimde birkaç semt vardır, bunlardan biri de
Sarayburnu’ndadır. Topkapı sarayının yüksek duvarlarındaki dört büyük kapıdan
birinin bulunduğu semt büyük demir kapıdan dolayı Demirkapı ismini almıştır. Bu
kapıdan sarayın has ahırlarına geçilirdi.
EDİRNEKAPI
Haliç-Yedikule arasındaki surların üzerindeki kapı Bizans
döneminde Kharisios ve Polyhandria isimleriyle anılmıştır. Osmanlı döneminde
Edirne karayolunun başlangıç noktası olduğundan Edirne kapısı adını almış ve
bulunduğu semt Edirnekapı olarak anılmaktadır.
EMİNÖNÜ
Haliç kıyısında Sirkeci-Sultanahmet-Unkapanı arasındadır.
Fatih Sultan Mehmet döneminde burada kurulan gümrük emirliğinden dolayı zamanla
Eminönü şekline dönüşen isimle anılmaktadır.
ERENKÖY
Anadolu yakasında, Caddebostan-Şaşkınbakkal-Sahrayıcedit
arasındadır. Eren Baba isimli bilge bir kişi burada oturmuş ve semt halkı
tarafından çok sevilmiştir vefatını takip eden yıllarda (1872) yöreye Eren köyü
adı verilmiştir. Zamanla Erenköy e dönüşmüştür.
EYÜP
Avrupa yakasında, Haliç in sonlarına doğru, Haliç kıyısında,
Silahtar-Balat Edirnekapı arasındadır. Fatih Sultan Mehmet in İstanbul’u
fethinden sonra, kentin Araplarca kuşatılması sırasında ölen (672) İslam
ulularından Ebu Eyyub El Enserinin kabri bulunduğu yerin yanına bir cami ve
türbe yaptırılmıştır. Ebu Eyyub El Ensari Camisi semte ismini vermiştir. Semt
in ismi önceleri Eyupsultan sonraları Eyüp olarak değişmiştir.
EMİRGAN
Boğazın Avrupa kıyısında Baltalimanı-İstinye arasındadır. IV
Murat yöreyi, Revan kalesini çarpışmadan kendisine teslim eden (1635) Safevi
valisi Emirgüneoğluna bağışlamıştır. Bir konak yaptıran Emirgüneoğlu burada
yaşamış ve semt Emirgün ya da Mirgün olarak anılmış zamanla Emircan daha
sonraları Emirgan şekline dönüşmüştür.
FATİH
Avrupa yakasında, Unkapanı-Aksaray-Saraçhane-Edirnekapı
arasındadır. İsmini Fevzipaşa caddesi üzerinde bulunan Fatih külliyesinden
almıştır.(Cami, Fatih Sultan Mehmet’in türbesi, Daruşşifa,Medreseler,Tabhane,İmaret,Kervansaray,Sübyan
mektebi,Kütüphane,Hamam,Saraçlar çarşısının bulunduğu külliye çok geniş bir
alanı kaplamaktadır. )
FENER
Kentin Avrupa yakasında, Balat-Ayvansaray arasında, Haliç
kıyısındadır. İstanbul un en eski yerleşimlerinden biri olan semtte, Hıristiyan
inanışlarına göre denizcilerin koruyucusu Aziz Nikolaya ait kilise vardır.
Denizcilere yol gösteren, ışık tutan anlamında Panarion adı semte verilmiştir.
Zamanla Fener e dönüştüğü sanılmaktadır.
FERİKÖY
Avrupa yakasında, Kurtuluş-Şişli-Harbiye-Kasımpaşa
arasındadır. Semtin ismi hakkında değişik söylentiler vardır. İstanbul un ünlü
Levantenlerinden Mösyö Ferry Galata da oturur ve zaman zaman bu cıvadra ava
çıkarmış. Daha rahat avlanabilmek için buraya bir köşk yaptırmış ve semtteki
yerleşim bu köşk etrafında yoğunlaşır. Yöre Ferry'nin köyü olarak anılmaya
başlanır ve isim zamanla Feriköy e dönüşür. Bir başka söylentiye göre de
Osmanlı padişahı A.Mecit tarafından bugün semtin bulunduğu geniş arazi Madam
Feri ye bağışlanmıştır. Ferinin köyü ismi zamanla Feriköy e dönüşmüştür.
FINDIKLI
Avrupa yakasında, Tophane-Kabataş-Cihangir semtleri
arasında, boğaz kıyısındadır. Bizans dönemindeki adı Ayanyhios dur. Semtin
isminin kaynağı net değildir.Tarihçi Hammere göre semt ismini İtalyanca Fanduco
dan almıştır.Fanduco han,konukevi anlamındadır.Bizans döneminde burada bulunan
han semte ismini vermiştir.Osmanlı döneminde burada ilk yerleşimler Kanuni
Sultan Süleyman döneminde başlamıştır.Kıyı ve yamaçlar boyunca bulunan fındık
bahçelerinden dolayı bu ismin verildiği de öne sürülmektedir.Osmanlı
kaynaklarında da burada fındıklı deresinin bahsedilmektedir.
FLORYA
Avrupa yakasında,Sefaköy-Yeşilköy-Küçükçekmece arasında
,Marmara kıyısındadır.Reşat Ekrem Koçu ya göre İskender efendi namlı bir kişi
burada yaptır- dığı bahçeye doğduğu kasabanın ismini vermiş (Forina Arnavutluk
ta küçük bir kasabadır) isim zamanla Florya ya dönüşmüş ve semtin ismi olarak
benimsenmiştir.
GALATA
Avrupa yakasında Karaköy-Azapkapı-Şişhane-Tophane
arasındadır.Antik dönemdeki adı Syki
yada Sycae dir. Bizans imparatoru
I Tiberios zamanında Haliç in denetimi için bugünkü Yolcu salonu yakınlarında
surların üstüne büyük bir burç inşa ettirmiştir (Kastellion ton Galaton ) MS
578-582 ve yöre zamanla Galaton sonraları Galata adıyla anılmaya
başlanmıştır.Ayrıca semtin ortasındaki kuleden
ötürü bu ismin verildiği bir başka düşünüştür.Bir diğer
söylentiye göre de Bizans döneminde burada bulunan süt sağım yerlerinden dolayı
Galaktos adıyla anılırken zamanla Galata ya dönüştüğüdür.
GEDİKPAŞA
Beyazıt ın güneyinde bir semttir.1482 yılında ölen ,Fatih
Sultan Mehmet in sadrazamlarından Gedik Ahmet Paşa nın Türbesinin de bulunduğu
cami ve külliye semte ismini vermiştir.Zamanla isim Gedikpaşa şekline
dönüşmüştür.
HALKALI
Avrupa yakasında,Küçükçekmece
gölü-Kanarya-Yenibosna-İkitelli arasındadır. Bizans döneminde burada bulunan
eski bir rum köyü vardı.XVI.yy.da bu köy Cıvarında kurulan Halka
hasbahçeleri dolayısıyla yöreye Halkalı
adı verilmiştir.
HARBİYE
Avrupa yakasında,Elmadağ-Nışantaşı-Pangaltı-Maçka semtleri
arasındadır.XIX.yy. da buraya yaptırılan Mekteb-i Harbiye (Harp Okulu) semt e
adını vermiştir.
HAREM
Anadolu yakasında,Haydarpaşa-Salacak arasındadır.III.Murat
döneminde bugünkü Selimiye kışlasının bulunduğu yerde saray hanımlarına tahsis
edilmiş olan Harem i Hümayun kasrı bulunmaktaydı.Saraya mensup hanımlar karşı
yakadan geldiklerinde sandalların yanaşması için sahilde bir iskele
vardı.Buradaki görkemli Harem i Hümayun kasrı çevresinde gelişen yerleşim
Harem,İskele de Harem iskelesi olarak anılmaya başlanmıştır.
HASKÖY
Avrupa yakasında,Kasımpaşa-Okmeydanı-Halıcıoğlu
arasında,Haliç kıyısındadır.Fatih Sultan Mehmet İstanbul u kuşattığı zaman
otağını buraya kurduğundan burası özel (Has) olarak adlandırılmıştır.Zamanla yerleşim
çoğaldığında semte Hasköy adı verilmiştir.Bir başka söylenceye göre II.Selim
döneminde buraya yaptırılan Hasbahçelerden geldiğidir. Diğer bir varsayım Bizans
döneminde buradaki Paraskevi kilisesi dolayısıyla semte Parasköy denilmiş,zamanla Hasköy e dönüşmüştür.
HAYDARPAŞA
Anadolu yakasında,Boğaz kıyısında,Üsküdar-Kadıköy
arasındadır. III.Selim sadrazamlarından Haydar Paşa ya ait geniş araziden
dolayı yöreye Haydarpaşa adı verilmiştir.
HORHOR
Fatih ilçesinin bir mahallesidir,ismini yöredeki Horhor
çeşmesinden alır. Rivayete göre; Fatih sultan Mehmet burada yürürken yer
altından sesler duyar ve çevresindekilere buraya bir çeşme yapın yerin altından
hor-hor su sesleri geliyor der, çeşme yapılır ve Horhor çeşmesi adı
verilir.Zamanla semtte aynı isimle anılmaya başlanır.
İSTİNYE
Avrupa yakasında,Boğaz kıyısında,Emirgan-Maslak-Yeniköy
arasındadır.Bizans dönemindeki adı Stenia zamanla İstinye şekline dönüşmüştür.
KABATAŞ
Boğazın Avrupa yakasında,Dolmabahçe ile Fındıklı
arasındadır.Bizans dönemindeki adı Butharion dur.Halikarnasos lu Dianysios
(Tarihçi) burada bulunan Petra Themastis adı verilen bir taştan söz eder.
Ayrıca burada yapılan Karabali iskelesi ve tekneleri bağlamak için bu iskele
yanındaki iri bir kaya nedeniyle semte
Kabataş denildiği sanılmaktadır.
KADIKÖY
Semtin tarihi Bakır çağına kadar uzanmaktadır.Semti Megara
lı göçmenler Khalkedon adıyla kurmuştur (İÖ 8yy) . Orhan Gazi Khalkedon un bir
kısmını Osmanlı topraklarına kattı.Fatih Sultan Mehmet in
kenti fethinde sonra bu yörenin bakımsız bir köy görünümünün düzelmesi için
İstanbul Kadısı Hızır bey in buraya yerleşmesini istemiştir.Semt önceleri
Kadıköyü sonraları Kadıköy olarak
anılmıştır.
KAĞITHANE
Avrupa yakasında,Silahtar-Çağlayan-Levent-Hasdal-Alibeyköyü
arasındadır. Osmanlı döneminin önemli mesire yerlerinden olan semtte dönemin
ileri
gelenlerine ait 200 e yakın köşk ve kasr bulunmaktaydı,ancak
bunlardan hiçbiri günü
müze ulaşmamıştır.(bakımsızlıktan viran halde bulunan son
kalıntılar 1940 lı yıllarda
yıkılmıştır) Haliç körfezine dökülen Kağıthane deresi
üzerinde bulunan kağıt imalat-
haneleri dereye ve semte adını vermiştir.
KALAMIŞ
Anadolu yakasında,Fenerbahçe ye bitişik,Marmara denizi
kıyısındadır. Eski ismi yunanca sazlık ve kamışlık anlamında Kalamis iken
zamanla Kalamış şeklini almıştır.
KALENDER
Boğazın Rumeli kıyısında Yeniköyün batısındadır.18 yy
da Kalender Çavuş un buraya yaptırdığı
sahilsaray dolayısıyla bu ismi aldığı
sanılmaktadır.
KANDİLLİ
Boğazın Anadolu kıyısında , Vaniköy ile Anadoluhisarı
arasındadır. Antik çağdaki adı Ekhaia dır. Zaman zaman Göksu dan deniz yolu ile
saraya dönen padişahlar için yakılan kandillerden yada IV Murat ın Revan
seferinden dönüşünde bu semtteki köşkte doğan şehzadesi Mehmet için yedi gece
yakılan kandillerden dolayı semte Kandilli köy adı verilmiş,zamanla Kandilli
şeklini almıştır.
KANLICA
Boğazın Anadolu kıyısında Çubuklu ile Anadoluhisarı
arasındadır. Antik çağdaki adı Phriksulimen
dir. Osmanlıların İstanbul’u almalarından önce burada Kangılı diye
bilinen bir Türk boyunun yerleştiği sanılmaktadır.Bazı eski vakfiyelerde
Kanglıcak diye sözedilmektedir.İsmin zamanla Kanlıcaya dönüştüğü söylenmektedir
KARTAL
Kentin Anadolu yakasında Maltepe ile Pendik
arasındadır.Bizans dönemindeki adı Kartalimen
dir. semt zamanla Kartal ismiyle anılmaya başlanmıştır. Bir başka
söylentiye göre de ,küçük bir balıkçı köyü olan semtte yaşayan ve çok sevilen
Kartelli isimli balıkçıdan dolayı önceleri Kartelli nin köyü olarak anılan
semtin adının zamanla Kartal a dönüştüğüdür.
KASIMPAŞA
Avrupa yakasında Haliç kıyısında,Beyoğlu-Hasköy-Şişli
arasındadır. Kanuni Sultan Süleyman ın vezirlerinden Güzelce Kasım paşa nın
Padişah tarafından burada oturmayla görevlendirilmesi dolayısıyla semt Kasımpaşa ismini almıştır. Güzelce Kasım
paşa semte yaptırdığı cami (Cami-i Kebir),medrese ve diğer eserlerle yöreyi
kalındırmıştır.
KAZLIÇEŞME
Avrupa yakasında,Marmara kıyısında ,Zeytinburnu ilçesinin
bir mahalle- sidir. Burada bulunan bir çeşme semte ismini vermiştir.bu
çeşmenin üzerinde alçak kabartma olarak kaz figürleri vardır.
Bir söylentiye göre,İstanbul un fethi sırasında baş gösteren
su sıkıntısında uçuşan kazlar takip edilmiş ve buradaki su kaynağı
bulunmuştur.sonraları bu su kaynağı üzerine bir çeşme inşa edilmiştir.günümüze kadar bir çok yenilemeler
gören çeşme halen semtte bulunmaktadır.
KISIKLI
Anadolu yakasında,Çamlıca tepeleri-Altunizade
arasındadır.Kayalar arasından kaynayan sulara halk arasında kısık yada kısıklı
denilmektedir.Bu semtte çok miktarda bu tip kaynak bulunduğundan Kısıklı adı
benimsenmiştir.
KİLYOS
Avrupa yakasında,Demirciköy-Uskumruköy-Gümüşdere
arasında,Karadeniz kıyısındadır.İsminin Rumca kum anlamındaki Kilya sözcüğünden
geldiği söylendiği gibi,güzel geçit/boğaz anlamındaki Killa sözcüğünden
türediğide söylenmektedir.isim zamanla Kilyos şeklini almıştır.
KİREÇBURNU
Avrupa yakasında,Kefeliköy-Tarabya arasındadır.Bizans
dönemindeki adı Kleridra tou pontu
(Boğazın anahtarı) dur.Bu günkü ismini,Osmanlı döneminde yörede bulunan
kireç ocaklarından aldığı söylenmektedir.
KUMBURGAZ
Avrupa yakasında,Marmara kıyısında,Mimarsinan-Celaliye
arasındadır. XIX.yy. da halkının çoğunluğu rum olan yerleşim kumunun bol olması
nedeniyle Konumyo adıyla anılıyordu,mübadele sonrasında Kumburgaz adını
almıştır.
KUMKAPI
Avrupa yakasında,Marmara kıyısında,Ahırkapı-Yenikapı
arasındadır. Bizans döneminde burada Kontoskalion limanı ve yarım daira şeklindeki surlarda bir
kapı bulunmaktaydı.Bu limanın hemen yanında Kaisariu denilen ikinci küçük bir
liman daha vardı.bu küçük limana şehre getirilen kumlar boşaltılıyordu. Bu
sebeple surlardaki kapı Kum kapısı semtte Kumkapı olarak benimsenmiştir.
KURTULUŞ
Avrupa yakasında,Pangaltı-Dolapdere-Feriköy-Elmadağ
arasındadır. Semtin bilinen en eski adı Ayios Dimitrios tur.Daha sonraları
semtte bulunan at ahırlarından dolayı Tatavla ismiyle anılmaya başlandı.Kanuni
sultan Süleyman dönemindeki deniz fetihlerinde Akdeniz adalarından esir
alınan,Müslüman olmayan sanatkarlar bu semtte iskan edildi.XVIII .yy.sonlarına
doğru halkının çoğu rum ve italyanlardan oluşuyordu.Dönemin Osmanlı yönetimi
buraya kısıtlı bir özerklik vermişti. Semt 12 kişilik bir ihtiyar heyeti
ile1030 haneden seçilen 53 temsilci tarafından idare ediliyordu.Bu düzen
Cumhuriyetin ilanından sonra kaldırıldı ve yöre halkı olayı bu yönetimden
kurtuluş olarak benimsediğinden
semte Kurtuluş adı verildi.
KUZGUNCUK
Boğazın Anadolu kıyısında Üsküdar-Beylerbeyi
arasındadır.Bizans dönemindeki ismi
Khrysokeramos dur.(Bizans İmparatoru İustinios tarafından yaptırılan yaldızlı kiremitleri ile ünlü kilisenin
adıdır.) Fatih Sultan Mehmet döneminde
buraya yerleşen Kuzgun Baba adlı bir erenden dolayı bu isimle anıldığı
sanılmaktadır.
LALELİ
Avrupa yakasında ,Aksaray-Beyazıt arasındadır.Uzun yıllar
hasır bir kulübede yaşayan (XVI yy )ve öldüğünde vasiyeti üzerine kulübesinin
yanına gömülen Türk dervişi Laleli Baba nın mezarının bulunduğu yere Osmanlı
Padişahı III Mustafa 1757 yılında bir
cami yaptırmıştır.(Laleli Baba cami ve külliyesi) Önceleri Lalelibaba olarak
bilinen semtin ismi zamanla Laleli olarak değişmiştir.
LEVENT
Kentin Avrupa yakasındadı, Beşiktaş-Ortaköy-Maslak
arasındadır. Osmanlı Padişahı III Selim döneminde ,Nizam-ı Cedid askerleri için
kurulan Levend kışlası semte adını vermiştir.
MAÇKA
Avrupa yakasında,Beşiktaş-Harbiye-Dolmabahçe-Nışantaşı-Harbiye
semtleri arasındadır.Adının Farsça Masgah(Nişangah) tan geldiği söylenmektedir.
Zamanla Maçka ya dönüşmüştür.
Bir diğer söylentiye göre de Fatih Sultan Mehmet in 1461
yılında Trabzon u fethinden sonra Trabzondan buraya gönderilen Maçkalılardan
dolayı semte Maçka adının verildiğidir.
MAHMUTPAŞA
Kentin Avrupa yakasında, Eminönü-Beyazıt arasındadır.Fatih
Sultan Mehmet in vezirlerinden Mahmut Paşa nın
yaptırdığı cami ve külliye semte
ismini vermiştir.
MALTEPE
Anadolu yakasında,Pendik-Küçükyalı arasında,Marmara
kıyısındadır. Yörede bulunan bir tümülüsün semtin ismine kaynak olduğu
sanılmaktadır.(Türkler eskiden içinde hazine,define bulunduğu sanılan,höyük
biçimindeki toprak tepeciklerini Maltepe olarak adlandırlardı.) Tarihçi Hammer bu kıyı şeridindeki bütün tepelere
Maltepe denildiğini yazmaktadır.
MASLAK
Kentin Avrupa yakasında ,Levent-Hacı Osman bayırı
arasındadır. Kente Büyükdere deki bentler den künklerle getirilen suyun dağıtım
ve denetiminin yapıldığı yer olduğundan bu isimle anılmaktadır
MERCAN
Avrupa yakasında,Eminönü-Beyazıt arasındadır. 18 yy da
yaşamış Habeş kökenli Kızlarağası Mercan ağa nın bu semtte yaptırmış olduğu
Mercan Ağa camisi semte adını vermiştir.
ORTAKÖY
Avrupa yakasında,Boğaz kıyısında,Beşiktaş-Kuruçeşme
arasındadır.Antik dönemdeki adı Arkheion
dur sonraları Aziz Phokas ismiyle anılmıştır. Ortaköy adı ilk defa Kanuni
Sultan Süleyman döneminde kullanılmaya
başlanmıştır.
MERDİVENKÖY
Anadolu yakasında,bugün E 5 karayolunun üzerinde bulunan
Göztepe köprüsü çevresidir.İstanbul’un fethinden sonraki yıllarda yörede oturan
halkın çoğu nun alevi ve bektaşi olduğu bilinmektedir.Bu köyde yaşayanlar
çevreleri tarafından mert,iman sahibi olarak tanınıyorlardı,köye de Merd-i İman
köyü adını vermişlerdi isim zamanla Merdivenköy e dönüşmüştür.
MERTER
Avrupa yakasında,Topkapı surlarının dışındadır.Burada
bulunan ve Ahmet Merter e ait çiftlik imara açıldığnda semte çok sayıda bina
yapılmıştır . Oluşan yerleşim Merter adıyla anılmaktadır.
OKMEYDANI
Avrupa yakasında,Şişli-Kasımpaşa-Mecidiyeköy-Halıcıoğlu
arasındadır. İstanbul un fethi sırasında Fatih Sultan Mehmet in otağ kurduğu
yerdir. 1490 yılında Fatih in burada
ondokuz sınır taşıyla sınırları belirlenen çok geniş bir alana Tekke-i
Tirendezan (Okçular tekkesi )
yaptırmasıyla semt Okmeydanı olarak anılmaya başlanmıştır.
OSMANBEY
Avrupa yakasında,Şişli-Harbiye-Feriköy-Nişantaşı
arasındadır.XIX.yy. Ortalarına kadar kırlık,boş arazi iken II.Abdülhamid in
mabeyincilerinden Osman bey burada geniş bir arazi satın alarak 1870 yılında
bir konak yaptırmıştır.Kısa sürede yörede başka evler ve konaklar
yaptırılmıştır.Yörenin ilk yerleşeni
olan Osman bey in adı semte yakıştırılmıştır.
PANGALTI
Avrupa yakasında, Harbiye-Dolapdere-Feriköy-Osmanbey
semtleri arasındadır.İsmi hakkında değişik söylentiler vardır.
1-Osmanbeyde açılan
Osmanlı bankası o zamanki adı Hamam olan Pangaltıya yakındı ve semt bu
bankadan dolayı banka altı olarak anılmaya başlandı,isim zamanla Pangaltıya
dönüştü.
2-Kalabalık olan yerleşimde yaşayan bir Levanten olan Mösyö
Pangaldi burada bir gazino açmış ve gazinoya kendi ismini vermiştir.Bu isim
zamanla semtle özdeşleşerek Pangaltı ya dönüşmüştür.
3-Semtte oturan bir Levanten bahçe içinde Pane Galeti isimli
bir çayhane açmış ve yaptığı pasta, keklerle meşhur olmuştur.İstanbul’un
çeşitli semtlerinde oturan aileler Haydi Pera ya gidelim,Pane Galati de pasta
yiyip çay içelim derlermiş. İsim semtle özdeşleşmiş ve zamanla Pangaltı ya
dönüşmüştür.
4-Semtte çoğunlukla Rum,Ermeni ve İtalyan Katolikler
oturmaktaydı.Özellikle İtalyan Levantenler semtte bolca bulunan fırınları
çaliştirıyordu.İtalyanca Pani (ekmek) , Caldi (sıcak) kelimelerinin birleşimi
Panicaldi zamanla Pangaltı ya dönüşmüştür.
PENDİK
Anadolu yakasında,Marmara denizi kıyısında
,Kartal-Tuzla arasındadır. Antik
dönemdeki adı Pantikhion dur.(Latince
Pantichium = Tersane) isim zamanla Pendik şeklini almıştır.
PİYALE
Kasımpaşa-Okmeydanı arasındadır.XVI.yy. dayaşamış ve uzun
süre Kaptan-ı Derya lık yapmış ,Padişah II.Selim in damadı olan Piyale Paşa nın
burada Mimar Sinan’a bir külliye yaptırdı. (Cami,medrese,tekke,sibyan
mektebi,çarşı,ha-mam,türbe)Külliyeyi yaptıran Piyale Paşa dan ötürü semt
önceleri Piyalepaşa daha sonra Piyale adıyla anılmaya başlandı.
RUMELİ HİSARI
Avrupa yakasında,Bebek-Baltalimanı arasında,Boğaz
kıyısındadır.Antik çağda burada Hermes sunağı bulunmaktaydı.Kıyıdaki buruna
vuran sert dalgalardan dolayı Pyrhias Kyon (Kızıl köpek)ve Lemokopion gibi
isimlerle anılıyordu.1452 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından buraya
yaptırılan kale semte bugünkü ismini vermiştir.
RUMELİ KAVAĞI
Avrupa yakasında, boğaz girişinde,Sarıyer ilçesinin
Karadeniz e bakan en uç noktasındadır.Antik çağdaki ismi Panium yada Panyum
burnudur.Bizans dönemindeki adı Fanarian yada Fanaraki Avrupa feneri yada küçük fener
anlamındadır.(Buradaki deniz fenerinden dolayı) Köy Rumeli yakasında kurulmuş
olduğundan adı zamanla Rumeli Feneri ne dönüşmüştür.
SAMATYA
Avrupa yakasında, Marmara kıyısında,Yedikule-Kumkapı
arasındadır.Kentin Bizans dönemindeki sur kapılarından biri bu semttedir.
Sonradan Kocamustafapaşa adını almıştır. Bizans dönemindeki adı Psmathia
zamanla Samatya ya dönüşmüştür.
SARAYBURNU
Haliç in Marmara denizine döndüğü yerde,tarihi yarımadanın
doğu ucunda,Ahırkapı-Sirkeci arasındadır.İstanbul kenti nin çekirdeği olan
Bizans Megara lılar tarafından İ.Ö.VII.yy. da burada kurulmuştur.Bizans
döneminde Aziz Demetrios burnu olarak anılıyordu.Bu burun ile Ahırkapı arasında
Mangonai sarayı vardı.Bu saray ve Osmanlı döneminde buraya yapılan saray
(Bugünkü Topkapı sarayı) dolayısıyla semte Sarayburnu adı verilmiştir.
SARIYER
Avrupa yakasında,Yenimahalle-Anadolukavağı-Kilyos arasında,boğaz
kıyısındadır.İsmi hakkında çeşitli söylentiler vardır.Vaktiyle burada yaşayan
Sarı Baba isimli bir dervişten geldiği anlatıldığı gibi,yörenin topraklarının
sarı olduğu İçin bu ismin yakıştırıldığı da söylenmektedir.
SİLİVRİ
Avrupa yakasında,Tekirdağ sınırında,Marmara denizi
kıyısındadır.Tarihi İstanbulla paraleldir.Bilinen ilk ismi Bria dır.Daha
sonraları Trak dilinde kent anla- mına gelenAntik Salymbria adı verilmiştir.İ.Ö. VII.yy.da Megara
lılar tarafından yüksekçe bir tepeye yapılan kale etrafında yerleşim genişledi.İmparator Arcadius kente karısı
Evadoksia nın adını (Evadoksiapolis) verdiysede bu isim benimsenmedi. Adı önce
Silimbri ve zamanla Silivri ye
dönüşmüştür.
SUADİYE
Anadolu yakasında,Erenköy-Bostancı arasındadır. Osmanlının
son döneminde maliye nazırı (1900-1906) Reşad paşa nın genç yaşta ölen kızı
Suad ve damadı için Suadiye camisini yaptırmıştır.Semt adını bu camidan
almıştır.
SULTANAHMET
Avrupa yakasında,Sirkeci-Cankurtaran-Çemberlitaş
arasındadır.Osmanlı Padişahı I Ahmet in yaptırmış olduğu cami ve külliye semte
ismini vermiştir.
SULTANHAMAMI
Avrupa yakasında,Eminönü-Mercan arasındadır.Bir adı da
Hacıküçük olan Sultan Hamamı semte ismini vermiştir.
SULTANTEPE
Anadolu yakasında,Üsküdar iskelesinin üst
tarafında,Kuzguncuk-Altunizade-Üsküdar arasındadır.Eski adı Hacı Hesna hatun
mahallesidir.Mihrimah sultan ın dadısı olan Hesna hatun yaşlılığı sebebiyle
saraydan ayrıldığında kendisine nerede yaşamak istediği sorulmuş oda yüksekçe
bir yer olsun baktığımda her yeri göreyim demştir.Bunun üzerine bugünkü
sultantepede kendisine bir konak yaptırılmıştır.Hesna hatun burada yaşadığı
sürece saraya mensup kişilerden ilgi , saygı görmüş sık sık ziyaret
edilmiştir.Saraya mensup birisi olduğundan ve sultanlarca saygı görmesi
nedeniyle köşkü ve çevresi Sultantepe olarak anılmaya başlanmıştır.
SÜTLÜCE
Avrupa yakasında,Halıcıoğlu-Kasımpaşa-Silahtar
arasında,Haliç kıyısındadır.Bizans döneminde küçük bir köy olan semtte (Sut
membat köyü) bronzdan yapılmış ve göğüslerinden su akan bir kadın heykeli
varmış.Sütlerinin bol olması için yeni doğum yapan kadınlar tarafından ziyaret
edilirmiş bu yüzden semte Sütlüce adı verildiği söylenmektedir.
ŞAŞKINBAKKAL
Anadolu yakasında,Kadıköy-Bostancı arasında bir semttir.Bir
söylentiye göre henüz yerleşimin çok az olduğu bir dönemde burada bir bakkal
dükkanı açılmış, civardan denize girmek için gelenler bu tenha yerdeki bakkal
dükkanının iş yapmayacağını düşünerek,dükkan sahibi esnaf a Şaşkın bakkal
yakıştırmasını yaparlar. Zamanla yörede yerleşim yoğunlaşınca semt Şaşkınbakkal
ismiyle anılmaya başlanır.
ŞEMSİPAŞA
Anadolu yakasında, Üsküdar-Salacak arasında, Boğaz
kıyısındadır.Yavuz Sultan Selim e hizmet etmiş,Kanuni Sultanselimin
Beylerbeylerinden,II Selim in vezirlerinden Şemsi paşa bu semtte Mimar Sinan a
bir cami yaptırmıştır.Şemsi paşa camisi çevresinde oluşan yerleşim aynı adla
anılmaktadır.
ŞİŞLİ
Avrupa
yakasında,Beşiktaş-Nışantaşı-Osmanbey-Mecidiyeköy-Dikilitaş arasındadır.İsmi
hakkındaki en yaygın yakıştırmaya göre,şiş yapımıyla uğraşan köklü bir ailenin
burada oturduğu ve konaklarının da şişçilerin konağı olarak anıldığından semtin
isminin önceleri Şişçiler daha sonra Şişli ye dönüştüğüdür.
ŞİLE
Anadolu yakasında,kentin en kuzeyinde,Karadeniz
kıyısındadır.Üsküdar a yaklaşık 55 Km uzaklıktadır.Kentte yerleşim yaklaşık İ.Ö
5000 yıllarında başlamıştır.Şile ismi Mercanköşk olarak bilinen bir dağ
çiçeğenin yunanca adından gelmektedir.İlçe tarihte Aschil,Phile,Astere,Kilia
isimleriyle anılmıştır.Eski bir Milet kolonisi olan kent
Lidya,Pers,Galat,Roma,Selçuklu,Bizans ve Osmanlı egemenliklerinde
kalmıştır.
TAKSİM
Avrupa yakasında, Galatasaray-Elmadağ-Gümüşsuyu-Karaköy
arasındadır. Adını 19. yy. da kurulan su dağıtım şebekesinden almıştır.
Maslak-Mecidiyeköy-Şişli yönünden gelen
içme suyu burada toplanır ve dört yöne dağıtım yapılırdı.
TARABYA
Avrupa yakasında,Boğaz kıyısında,Rumelihisarı-Yeniköy
arasındadır. Havasının temizliği,güzelliği sebebiyle Antik çağda Pharmacias sonraları Therapia
(Tedavi,İyileştirme) İsimleri ile anılıyordu. Semtin adı zamanla Tarabya
şekline dönüşmüştür.
TEŞVİKİYE
Avrupa yakasında,Maçka-Beşiktaş-Nişantaşı semtleri
arasındadır. Abdülmecit döneminde (1839-1861) şehrin yoğun apartman
görüntüsünden biraz olsun kurtulmak ve Tanzimat fermanında özel mülk
edinilmesini teşvik etmek için yapılan çalışmalar kapsamında kurulan ve bahçeli kargir köşklerden
oluşturulan mahalle Devlet teşviki ile yapıldığı için Teşvikiye adıyla anılmaya
başlanmıştır.
TOPHANE
Avrupa yakasında,Boğazın Haliç le buluştuğu
yerde,Karaköy-Fındıklı arasındadır.Fatih Sultan Mehmet zamanında kurulan daha
sonraları Kanuni Sultan Süleyman ve III Selim dönemlerinde geliştirilen ünlü
top dökümhanesi dolayısıyla semte
Tophane ismi verilmiştir.
UNKAPANI
Avrupa yakasında,Cibali,Eminönü,Saraçhane arasındadır. Kapan
Osmanlı döneminde pazaryeri,
satışyeri,kontrol yeri anlamına gelmekteydi.İstanbul’un alınmasından sonra
kente gelen gıda maddeleri belirli yerlerde teslim alınır ve İstanbul kadısı
temsilcisi,esnaf temsilcisi tarafından denetlenirdi.Çeşitli gıda maddelerinin
bu tür trafiğinin yoğun olduğu yerlere Kapan denirdi.(Yağ kapanı, Bal kapanı
gibi)Şehre gelen unların bu semte indirilip,depolandığı
için yöreye Unkapanı isminin verildiği sanılmaktadır.
ÜSKÜDAR
Anadolu yakasında,Boğaz
kıyısında,Salacak-Kuzguncuk-Bağlarbaşı arasındadır.Antik çağda Khrysopolis daha sonraları Skytarion,Damalis,Scutari
adları ile anılmıştır son ismi Scutari
zamanla Üsküdar şeklini almıştır.
VANİKÖY
Anadolu yakasında,Çengelköy-Kandilli arasındadır.Bizans
dönemindeki adı Nikapolis (Güzel kent) dir.IV.Mehmet in vezirlerinden Köprülü
Fazıl Ahmet paşa tarafından,din alimi ve vaiz Mehmet efendi Vandan getirilerek
bu semte yerleştirilmiştir.Burada bir cami yaptıran Mehmet efendi Vandan gelen,
Vanlı anlamında Vani Mehmet efendi
olarak tanınmıştır ve semt onun anısına Vaniköy olarak anılmaya başlanmıştır.
VİŞNEZADE
Avrupa yakasında,Beşiktaş ın bir mahallesidir.Şeyhül İslam
Yahya efendinin küçük kardeşi Vişnezade Lütfullah efendinin oğlu olan İzzeti
Mehmet efendi (1629-1681) burada oturmuş,semtte bir çok hayır işleri
yapmış,sevilen bir kişidir. Zamanının Anadolu ve Rumeli kazaskarlarından
olan Vişnezade İzzeti Mehmet efendinin
adı semtin ismi olarak benimsenmiştir.Semtin adı zamanla kısalarak
Vişnezade şeklini almıştır.
VEFA
Avrupa yakasında,Saraçhane-Süleymaniye-Şehzadabaşı
arasındadır. II.Beyazıt döneminin mutasavvıf ve ulemalarından Şeyh Vefa efendi
(Müslihiddin Mustafa) nın burada yaptırdığı külliye dolayısıyla semt Vefa
adıyla anlmaya başlanmıştır.
ZEYNEPKAMİL
Anadolu yakasında,Selimiye-Karacaahmet-Bağlarbaşı-Toptaşı
semtleri arasındadır.Sadrazam Yusuf Kamil paşa (1808-1883) memuriyetinin ilk
yıllarında Mısır da görevli iken Mısır valisi Mehmet Ali paşa nın kızı Zeynep
hanımla evlendi.Eşi ile birlikte İstanbul a döndüklerinde oturmakta oldukları
konaklarının yakınlarına hayrat olarak
bir hastane yaptırdılar.Hastane etrafında yerleşim yoğunlaşmasıyla, semt
ve hastane Zeynepkamil ismiyle anılmaya
başlanmıştır.
ZEYREK
Avrupa yakasında,Unkapanı-Saraçhane-Fatih semtleri
arasındadır. Ünlü Bizans kilisesi Pantakrator İstanbul un fethinden sonra
camiye çevrilen ilk kiliselerdendir. Bu caminin ilk Müderrisi Zeyrek Mehmet
Efendi den dolayı camiye semt Zeyrek Mehmet Efendi diye anılmaya başlandı ,isim
zamanla Zeyrek şekline dönüşmüştür.
|