A K A S H A Z O N E - R u h u n U z a y ı . . . 
 
d i k k a t !  

bir  beyin  kurcalama  sitesindesiniz ...

Follow omer_serdar on Twitter
 
 
 
 
Click for İstanbul, Türkiye Forecast
Ana Sayfa
Güncel Durumlar
E-Kitap & Sesli Şiir
Sizden Gelenler
FlashBanner
uyumsuznotlar.jpg
Ana Sayfa arrow News arrow Latest 

Varoluşsal Boşluk PDF  | Yazdır |  E-Posta
Makale İndeksi
Varoluşsal Boşluk
Sayfa 2

Varoluşsal boşluk yirminci yüzyılın yaygın bir olgusudur. Bu anlaşılır bir şeydir, bunun nedeni, gerçek bir insan olduktan sonra insanının yaşadığı iki yönlü bir kayıp olabilir. İnsanlık tarihinin başlarında insan, bir hayvanın davranışlarını belirleyen ve güvence altına alan bazı hayvanca içgüdülerini kaybetmiştir. Cennet gibi, bu güvenlik de insana sonsuza kadar kapanmıştır, insan seçim yapmak zorundadır. Ne var ki buna ek olarak insan, davranışlarını yönlendiren geleneklerin hızla azaldığı son gelişme döneminde, bir başka kayıpla daha yüz yüze gelmiştir. Hiçbir içgüdü ona ne yapacağını söylemez. Hiçbir gelenek ona ne yapması gerektiğini söylemez; bazen neyi arzuladığını bile bilmez. Bunun yerine ya diğer insanların yapığı şeyleri arzular (uydumculuk) ya da diğer insanların kendisinden yapmasını istediği şeyleri yapar (totalitercilik)

 

Son zamanlarda yapılan istatistiksel bir araştırma, Avrupalı öğrencilerin arasında yüzde 25’inin şöyle ya da böyle bir belirgin bir varoluşsal boşluk gösterdiğini ortaya çıkarmıştır. Amerikalı öğrencilerde bu yüzde 60 olarak gözlenmiştir.

 

Varoluşsal boşluk temel olarak kendini can sıkıntısı durumunda dışavurur. İnsanlığın, bunaltı ve can sıkıntısından oluşan iki uç arasında sonsuza kadar mekik dokumaya mahkum olduğunu söyleyen Schopenhauer’ i anlayabiliriz. Gerçekte bugün can sıkıntısı, bunaltıdan daha çok soruna yol açmakta ve elbette psikiyatristlere, çözüm bekleyen daha çok sorun sunmaktadır. Ve bu sorunlar giderek daha çok belirleyici olmaktadır, çünkü ilerleyen otomasyon bir olasılıkla, ortalama çalışanın boş zamanında büyük bir artışa yol açacaktır. Bunun üzücü olan yanı, bu insanların, yeni kazandıkları boş zamanlarında ne yapacaklarını bilmemeleridir.

 

Örneğin, “Pazar günü nevrozu’ nu yani hafta içinin yoğun işlerinin telaşından sıyrılan ve kendi içlerindeki boşluk belirginleştiği zaman yaşamlarının içerikten yoksun olduğunun farkına varan insanların yaşadığı tatil depresyonunu ele alın. Birçok intihar olayı, bu varoluşsal boşluğa (vakuma) bağlanabilir. Depresyon, saldırganlık, uyuşturucu vb. Alışkanlığı gibi bu türden yaygın olguları, bunların altında yatan varoluşsal boşluğu kavrayamadığımız sürece anlayamayız. Bu ayrıca emeklilerin ve yaşlı insanların yaşadığı krizler için de geçerlidir.

 


 
< Önceki   Sonraki >
 
 
mesaj13.jpg
Sık Okunanlar

  - Tevfik Fikret Üzerine
  - Nostradamus'tan Oğlu Sezar'a Mektup
  - Bir İntihar Akşamı
  - Hayırsız Ada
  - Projektörcü
  - Puşkin Üzerine Konuşma II
  - Çıplak-IV
  - Güz Sonu Şiirleri
  - Kınalı Keklikler Şerefsiz Olur
  - Yaz Barışı
  - Kuantum Parçalanma
  - Kırmızı İleti
  - Eskici
  - Asansörle Yükseltilmek İstenen Çukurlar
ci.gif

 
İletişim
 
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.

"içim çekti içini,

kın alındı çıkışından"

AyvaşA

 
 
 
© 2010 A K A S H A Z O N E - R u h u n U z a y ı . . .
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.